Kangurular Hakkında Bilgiler

Kangurular Hakkında Bilgiler

Kanguru, anavatanı Avustralya olan ve keseli olarak nitelendirilen bir memeli canlı türüdür. Tüm dünyada yalnızca Avustralya bölgesinde yaşamaktadır. Kangurunun Latincedeki adı Macropus’tur.

Kanguru ve Özellikleri

Kanguru ailesi 11 cins ve 62 türden oluşmaktadır. Maksimum uzunluk doğu gri kanguruda 3 metredir. İkinci olarak, dev bir kırmızı kanguru 1,65 boyundadır. Bununla birlikte, kırmızı dev kanguru, çok ağır bir hayvan değildir. Ağırlığı ortalama 45 kilogram civarındadır. Doğu kanguru ağırlığı 95 kg iken, maksimum ağırlığı 85 kg’dır. Genellikle erkek kanguruları dişilerden daha büyüktür. Erkeklerin büyümesi yaşlanıncaya kadar devam ederken dişilerin büyümesi üreme başladıktan sonra kısa bir süre askıya alınır. Üremeye ilk katılan 15-20 kg ağırlığındaki dişi gri veya sarı kanguru, ona göre 5-6 kat daha fazladır. Buna karşılık, farklı cinsiyetten küçük kanguruların yetişkinlere benzer boyutları vardır. Büyük kangurular çok ilginç hayvanlar, tanımak zordur. Başları küçük, büyük kulaklı ve büyük badem şeklindeki gözleri vardır. Gözler korneayı tozdan koruyan uzun yoğun kirpiklerle çerçevelenir. Kangurunun alt çenesi benzersiz bir yapıya, içeri doğru onun bükülmüş arka uçlara sahiptir. Toplamda 34 diş, kalın bitkisel gıdalarla besleme üzere adapte edilmiştir. Kanguru boynu incedir, toraks dardır, ön pençeleri azgelişmiş gözükürken, atlama bacakları çok güçlü ve masiftir.

Tabanda kalın ve ucuna doğru sivrilen kuyruk, zıplarken bir dengeleyici görevi görür ve büyük bireylerde kavgalar ve oturma sırasında vücudun desteği olur. Tatmin edici bir işlev yürütmez. Kanguru kuyruğunun uzunluğu türlere bağlı olarak 14,2 ila 107 cm arasında değişmektedir. Kanguruların diğer türlerinde kuyruk daha kısa ve kalındır ve ayrıca daha az tüylüdür. Kaslı uyluklar memelilerin dar pelvisini destekler. Daha uzun kemiklerde, alt bacak kasları daha az gelişir ve ayak bilekleri ayağın yana doğru dönmesini engelleyecek şekilde düzenlenir. Dinlenme ya da yavaş hareket sırasında, hayvanın vücudunun ağırlığı uzun, dar ayaklar üzerinde dağıtılarak bir durma kaybı etkisi yaratır. Ancak, bir sıçrama sırasında, kanguru sadece iki ayak üzerinde durur.  Bazı durumlarda ayağın ilk parmağı tamamen kaybolur. Bu memeliler sadece zıplamakla kalmazlar, aynı zamanda dört uzuvda da yavaşça yürüyebilirler, bu durumda ayaklar çiftler halinde hareket ederler ve dönüşümlü olarak değil. Büyük ve orta büyüklükteki hayvanlar arka ayaklarını öne doğru kaldırdıklarında, kuyruk ve ön pençelere yaslanırlar. Zıplarken, kangurular 40-60 km/s hıza ulaşabilir, ancak bu rakam kısa mesafeler içindir. Yolculukları çok yoğun olduğu için hızlı bir sıçrama başladığında 10 dakika sonra yorulurlar ve yavaşlarlar. Dinlenirken arka ayakları üzerinde oturur, vücudu dik tutarak ve kuyruğa yaslanarak veya yanlarında uzanırlar.

Kanguru Türleri

Kanguru türleri arasında Kızıl Kanguru, Doğu Boz Kangurusu, Batılı Gri Kanguru ve Antilop Kanguru bulunmaktadır.

Kangurularda Avlanma ve Beslenme

Kangurularda beslenme ot ile sağlanmaktadır. Otçul olarak bilinen bu canlılar, genellikle bitki yaprakları ve taze otlar ile beslenir.

Kangurularda Üreme ve Çiftleşme

Kangurularda üreme, yaz aylarında gerçekleşir. Yavrulayan dişi kanguru, yavrusunu karın bölgesinde bulunan kese içerisinde taşır.

Kanguru Ömrü

Kanguru ömrü ortalama 15 yıldır. Bulunduğu habitatta yırtıcı sayısı oldukça az olduğundan yaşam süreleri oldukça uzundur.

Kanguru Familyası: Kangurugiller (Macropodidae). Yaşadığı yerler: Büyük kangurular Avustralya, ağaç kangurusu Yeni Gine’de. Özellikleri: Arka ayakları üzerine sıçrayarak yol alabilen otçul, keseli bir memeli. Arka ayakları ve kuyruğu üzerine oturur. Dişi, yavrusunu karnındaki kesesinde taşır. Evcilleştirilebilirler. Ömrü: 15 yıl. Çeşitleri: Kaya kangurusu, dev kanguru, gri kanguru, kızıl kanguru, ağaç kangurusu en Ünlü türleridir.

Avustralya ve Yeni Gine’ye mahsus, sıçrayıcı, keseli memelilere verilen genel ad. Adını Avustralya yerlilerinin dilinden almıştır. Hepsi ot ve diğer bitkilerle beslenirler. Dişilerin karınlarının altında torba şeklinde kesesi vardır. Doğan yavrularına burada ihtimam ve şefkatle bakarlar. Başları küçük, kulakları büyüktür.

Arka ayakları ön ayaklarından büyük ve güçlüdür. Ön ayaklarını yukarı kaldırıp, arka ayakları ve güçlü, uzun kuyrukları üzerinde oturur ve sıçrayarak yol alırlar. Arka ayakları üzerinde hızla koşarken, kuyruk pek yere dokunmaz, denge organı(balans) olarak kullanılır. Dört ayağı üzerinde yürürken, kuyruk yerde sürüklenerek kendine has bir iz bırakır. Beş parmaklı ve pençeli olan zayıf ön ayaklarını yiyeceklerini ağızlarına götürmek için kullanırlar. Arka ayakları dört parmaklı olup, ikinci ve üçüncü parmaklar bir deri ile birbirine yapışık gibidir.

Çeşitli boyda birçok türü vardır. Bazıları tavşandan büyük değildir ve ağaçlara tırmanırlar. Herkes tarafından bilinip sevilen kanguru, Avustralya’nın milli sembolüdür. Büyük kangurular Avustralya’da, tırmanıcı olan ağaç kanguruları ise Yeni Gine’de yaşarlar. Kangurular keseli memeli hayvanların en büyüğüdür. Boyu 210 cm ve ağırlığı 90-100 kg gelenleri vardır. Ağaçlarda yaşayan ağaç kanguruları, 140 cm boyunda ve 11 kg kadardır. Erkekler dişilerden daha iri olurlar.

Araştırmacı kaptan James Cook, 1770 yılında gemideki tayfalarını yiyecek bulmak için Avustralya kıyılarına gönderdi. Bir müddet sonra gemiye dönen adamlar yanlarında ilginç bir hayvan getirdiler. 1,5 metreden büyük olan bu hayvanın 120 cm kadar uzunlukta güçlü bir kuyruğu vardı. Ayrıca karnının üstünde yavrularını korumaya yarayan kıllarla örtülü bir keseye sahipti. Masum görünüşlü, parlak gözlü, tavşana benzer başlı, insana benzer elli, geyik boyunlu bu ilginç hayvancığı şaşkınlıkla seyrettiler; sevdiler, okşadılar. Avustralya yerlilerinden “anlatması çok zor” anlamına gelen “kanguru” ismini taşıdığını öğrendiler.

Kangurular, sürüler halinde dolaşarak otlarlar. Başlarında tecrübeli bir erkek lider bulunur. Zeka seviyeleri koyundan aşağıdır. Sesleri yoktur. Tehlike anında güçlü arka ayaklarını hızla yere vurarak arkadaşlarını uyarırlar. Çoğunun postu toprak rengindedir.

Avustralya ovalarının hakimi olan bu hayvanlar, hayata çok cılız olarak başlarlar. Yeni doğmuş iki kanguru yavrusu bir çay kaşığına sığabilir. Dişilerin hamilelik dönemleri türlere göre 29 ile 38 gün arasında değişir. Genelde tek yavru doğururlar. Dişi kanguru doğumunun yaklaştığını hissedince torbasının iç kısmını güzelce yalayarak temizler. Yeni doğan kanguru yavrusu(joey), insan yarım parmağı veya bir bal arısı büyüklüğündedir. Boyu 2,5 santimetreden küçük ve bir gramdan hafiftir. Minik kanguru yavrusu sıvı bir kese içinde dünyaya gelir. Doğumdan sonra bu keseyi yırtar ve bir ile beş dakika arasında annesinin kesesinin içine tırmanarak girer ve dört meme ucundan birine yapışır. Yeni doğmuş yavru kanguru kör, sağır ve tüysüzdür; içgüdü ve koku alma hissi ile annenin tüylerinden tırmanarak keseye ulaşır. Bu sırada anne kendi kanlı postunu yalamakla meşgul olduğundan yavrusuna yardım etmez. Yavru bu kesede kendini iyice emniyette hissedinceye kadar ana kanguru sükunetini muhafaza eder.

Memeye yapışan yavru, süt emecek güçte değildir. Anne, güçlü kaslarıyla ağzına süt pompalar. Yavru, süt emerken de nefes alabilir. Gırtlağının bir uzantısı buruna ait bir geçitle birleşmiştir. Bu geçitten hava direk olarak akciğerlere gittiğinden, yavru boğulmadan hem sütünü içer, hem de hava teneffüs eder. Dokuz ay içinde, yavru kese içindeki gelişimini tamamlar. Zamanın çoğunu kesenin içinde süt emerek ve bol bol uyuyarak geçirir.

Gelişimi gayet yavaş olur. Üç aylıkken vücudu kıllanmaya, dört aylıkken gözleri açılmaya başlar. Beş aylık olunca başını keseden çıkarıp rastladığı otları yemeye başlar. Bu gelişim dönemi içinde zaman zaman keseden çıkarak annesi ile otlar. Keseye başı önde girer ve içerde dönerek normal duruma gelir.

Kanguru sütünün bileşimi, yavrunun gelişme süresine göre değişir. İlk dönemlerde berrak bir sıvıyken, sonraları koyulaşmaya başlar. Dişi kangurular bazan yavrularını emzirirken, ikinci bir yavru daha doğururlar. İki yavru da aynı kesede barınmaya başlar ve süt salgısında enteresan bir olay ortaya çıkar. Bir memeden yeni yavru için renksiz, berrak süt salgılanırken, diğer memelerden ise yaşlı yavru için koyu ve yağlı süt salgılanmaya devam eder. Kengurunun süt salgı bezlerinde aynı anda birbirinden tamamen farklı iki bileşikte süt salgılanması, yüce Allah’ın sonsuz merhametini gösteren sayısız delillerden biridir.

Yavru kendi başına dolaşabilecek hale gelince bile, bir tehlike anında hemen koşarak annesinin torbasına girer. Mesela bir köpek görünce yavru hemen torbaya sığınır. Annesi de kaçmaya başlar. Köpek kovalamaya devam edince, torbasında yavru bulunduğu için ana kanguru yorulur. Hiç değilse yavrusunu emniyete almak ve daha hızlı koşabilmek için uygun bir yere yavrusunu bırakıp, başka bir yöne saparak köpeği peşine takar. Böylece yavrusunun bulunduğu yerden uzaklaşır. Kendisi kurtulabilirse tekrar yavrusunun yanına gelir. Düşmanından kurtulamazsa hayatı pahasına yavrusunu kurtarmış olur.

Kanguru kuvvetli arka ayakları sayesinde iyi sıçrar. Bir sıçrayışta, 2-3 metre yükseklik ve 6-7 metre ileriye fırlayabilirler. Kuyruklarını atlama sırığı gibi kullanırlar.

Queensland’da köpekler tarafından kovalanan bir kangurunun 3 metre yüksekliğinde ve 8 metre genişliğindeki bir odun yığınını bir sıçrayışta aştığı görülmüştür. Sıçrayarak koşarken saatte 40 km yol alır.

Pek sakin olan ve nadiren hiddetlenen kanguru, bir köşeye sıkıştırılırsa, kuyruğunu destek yaparak, arka ayaklarıyla öyle güçlü tekmeler atar ki, bir insanı veya yırtıcı koca bir köpeği bir darbede öldürebilir. Bir kavgada 10’dan fazla köpeği haklayabilir. Kuyruğunu bir sallayışı ile insanın bacaklarını bir kibrit çöpü gibi kırabilir. Kanguru mecbur olmadıkça döğüşmez. Her zaman sıçrayarak kaçmayı tercih eder.

Avustralya’da nesli korunmaya çalışılan kanguru, bir taraftan da avlanılmaktadır. Özel yetiştirilen avcı köpekleriyle kovalanarak avlanır. Kanguru kolay yutulur bir lokma değildir. Fazla avcı köpeklerinin saldırısına uğradığında güçlü tekmelerini kullanarak hepsini halledemeyeceğini anlayınca koşmaya başlar. Köpekleri peşinden göl veya nehir gibi bir su birikintisine çeker. Kendisi suya girerek ilerler. Su belinin hizasına gelince durarak köpekleri bekler. Suya giren köpeklerden her biri yanına yaklaşınca kafasından tutar ve su altına çekerek boğar. Yetişkin bir kanguru bu yolla 6-7 köpeğin hakkından gelebilir.

Kangurular saatlerce birbiriyle boks maçı yaparlar. İki kanguru dövüşecekleri zaman karşı karşıya gelerek, insan eline benzeyen beş parmaklı ön kollarını yumruk yaparak göğüsleri hizasına kaldırırlar. Kuyruklarını destek yaparak bir müddet hareketsiz durur ve birbirlerini süzerler. Ardından maça başlarlar. Karşılıklı boks yapan kangurular bir süre sanki raund sonuymuş gibi maçı keserek geri çekilirler. Bir süre sonra tekrar başlarlar. Uzmanları şaşırtan olay, dövüşme ve dinlenme sürelerinin hemen hemen eşit olmasıdır. Bu süreyi nasıl ayarladıkları halen bir sırdır.

Kangurular kazanmak için değil, spor için maç yaparlar. Saatlerce döğüşseler bile hiç hiddetlenmezler. Kanguruların bu özelliğinden istifade edilerek sirklerde özel kanguru maçları düzenlenir. Bu maçları yaptıranların bu iş için uzun süreye ihtiyaçları olduğu sanılır. Halbuki asıl problem kanguruya boks yapmasını değil, tekme atmamasını öğretmektir.

Kangurular sabahın erken saatlerinde, akşam üstü ve ay ışığında otlarlar. Tavşanlar gibi çimler üzerinde saatlerce uzanmayı ve oyun oynamayı da çok severler. Medeniyet onları engin ovalara sürüklemiştir. Bir kanguru, koyundan kat kat fazla yer. Kurak yıllarda mer’aları silip süpürürler. Kanguru avı, Avustralya’da neşe veren bir spordur. Ahali için eti bulunmaz yiyecektir. Kuyruğundan da kendilerine çok sevilen çorba yaparlar. Her yıl bir milyondan fazla deri marketlere satılır. Bunlardan da kürk, eldiven gibi çeşitli giyecekler imal edilir. Kanguru hikayeleri de ayrı bir gelir kaynağıdır. Hülasa, kanguru Avustralya halkı için büyük bir nimettir.

Kangurular

Kangurular ilk kez yaklaşık 15 milyon yıl önce ortaya çıkmaya başladı. Ataları ağaçlarda yaşayan keseli sıçan benzeri canlılardı.

    Bilimsel adı: Macropus
    Boyutu: 1-3 metre
    Ağırlığı: 18-100 kg
    Ömrü: 6 yıl (doğada), 20 yıl (esaret altında)
    Habitatı: Avustralya ve Tazmanya ormanları, ovaları ve savanlar.
    Popülasyonu: 25-50 milyon
    Korunma durumu: En az endişe
    İlginç bilgi: Develer gibi kanguru da su içmeden uzun süre yaşayabiliyor.

Erkek kangurular kaslı görünmeyi seviyor

Modern zamanlı bir araştırma dişi kanguruların kaslı erkekleri daha çekici bulduğunu göstermiştir. Daha büyük pazıları olan erkek kanguruların çiftleşmede daha başarılı olduğu keşfedilmiş ve hatta bazılarının dikkat çekmek için pazılarını çıkardığı bile görülmüştür.

Hayır, kanguru “bilmiyorum” demek değil

Türkçe’deki kanguru sözcüğünü oluşturan İngilizce kangaroo’nun Kaptan James Cook’un bir macerasından geldiği düşünülür. Ünlü kaptanın gemisi mercan kayalığında hasar gördükten sonra şimdiki Avustralya, Cooktown’da tamir edilir. Cook bir yerliye hayvanın adını sorar ve yerli ise sözde “bilmiyorum” anlamına gelen gangurru der. Ne var ki günümüz dilbilimcileri yerel Guugu Yimithirr dilindeki bu sözcüğün aslında bölgedeki bir kanguru türünün adı olduğunu buldular.
Kanguru ile valabiyi ayırt etmek

Valabi

Kangurular yaklaşık 2,5 metre boyunda olurken valabiler 30 ila 60 cm boya ulaşır ve ikili arasındaki fark sadece boyuttan ibaret değil. Valabi, kangurudan daha parlak renkli ve ayrıca farklı yapıda dişleri var. Bunlar bilim adamlarının oldukça benzer görünen ikiliyi ayırt etmesini sağlıyor. Ayrıca valabi yaprak yerken kanguru çimen yer.

Kangurular neden zıplıyor?

Kangurular zıpladığı bilinen en büyük hayvan. Ayakları bunun için özel olarak tasarlanmış ve kuyruğunu denge ve harekete yardımcı olması için kullanıyor. Peki neden zıplıyorlar? Bilim adamları bunun Avustralya’nın uçsuz düzlüklerinde dolaşmanın enerji açısından en verimli yolu olduğunu düşünüyor. Enerji önemli çünkü kangurular çok az yiyecek ve su ile uzun mesafeler kat etmek zorunda.

Yüzmede de oldukça iyiler. Arka ayaklarını birbirinden bağımsız olarak hareket ettirdikleri tek zamandır. Sudayken dört uzuvlarını birden kullanarak yüzüyorlar.

Kanguru eti geleneksel bir yemek

Kanguru eti, Aborijin halkı için bir besin kaynağı. Etlerinin obeziteyle mücadeleye yardımcı olduğu düşünülür çünkü gerçekten yağsız – yaklaşık yüzde 2 yağa sahip. Kangurular Avustralya’da federal yasalarla korunuyor ve etleri sadece nüfus kontrol programının bir parçası olarak özel lisanslı avcılardan gelir.

Arabalar ve kanguru

Konu arabalar olduğunda kanguru bir nevi Avustralya geyiğine benzer. Arabaların farlarını gördüklerinde kafaları karışıyor ve önlerine atlıyorlar. Kangurular geyikten çok daha hızlı ve ağır olduğundan çarpışmanın etkisi çok daha kötü olur. Bu sorunu hafifletmeye yardımcı olmak için araçların koruyucu bar takması önerilir.

Kangurular sadece Avustralya’da yaşamıyor

Kızıl kanguru, Yeni Güney Galler, Avustralya.

Kangurular Avustralya’nın sembolü olsa da yalnızca ulusa özgü değiller. Yaşadıkları diğer yerler arasında Tazmanya ve Yeni Gine var. Bazen Avrupa ve Amerika’da da görülürler ancak yalnızca hayvanat bahçelerinden kaçtıklarında.

Kangurular Hakkında İlginç Bilgiler

Kangurular hakkında ilginç bilgiler arasında boks yeteneği bulunmaktadır. Kuyruğundan destek alarak iki ayak üzerinde durabilen bu hayvanlar, ön ayakları ile “aparkat” vuruşu yapabilmektedir.

-Kangurular su içindeyken arka bacaklarını birbirinden bağımsız şekilde hareket ettiremezler.

-Kanguru eti Avustralya’dan 55 ülkeye ihraç edilmektedir.

-Kuyruklarını atlama sırasında dengelerini sağlamak için bir bacak gibi kullanırlar.

-Kangurular terlemezler,serinlemek için ön pençelerini yalayıp karınlarını nemlendirirler.

-Yeterli su ve yiyecek bulunan bir ortamda 5 yıl içinde kangurular nüfuslarını 4 kat arttırabilir.

-Avustralya’nın tropikal bölgelerinde ağaçlarda yaşayan kangurular vardır. Pençelerini başlarının üzerine kaldırabilen tek kanguru türü de bunlardır.

-Bebek kangurular doğduğunda 2 gramdan daha azdır.

-Doğduklarında, küçük, pembe ve tüysüzdürler.

-Genellikle yırtıcılardan suda saklanırlar.Eğer takip edilirlerse,ön pençelerini suyun altında tutup düşmanlarını boğmaya çalışırlar.

-Victoria’da bir kanguru 2009’da bir insanı boğmaya çalışmıştır.

-Erkekler dişilerin idrarlarının kokusunu alıp,çiftleşmeye hazır olup olmadıklarını anlarlar.

-İki kanguru birbirini ilk defa gördüğünde burunlarını tokuşturup,birbirlerini koklarlar.

-2004’te, Lulu adlı bir kanguruya,düşmüş bir ağacın altında kalan bir adamın ailesine haber verdiği  için RSPCA Avustralya Ulusal Hayvan Valor Ödülü verilmiştir.

-İngiltere, Fransa ve ABD’de yırtıcı kanguru kolonileri var. Bunlar genellikle hayvanların hayvanat bahçelerinden veya hayvan parklarından kaçması nedeniyle oluşmuştur.

-Kangurular aslında Avustralya’ya özgü değildir. Papua Yeni Gine’ye ait bazı ağaç kanguruları türleri de vardır.

-Kangurular, zıplayarak hareket eden tek hayvandır.

-Kangurular 31-36 günlük bir gebelik sonucu Dünya’ya gelirler.

-Bir dişi kanguru aynı anda üç yavru sahibi olabilir.(kesede süt içen,embriyo,kese dışında yaşayan)

-60’dan fazla kanguru türü vardır.

-Birçok kanguru türü yeşil çimen yiyerek su olmadan uzun süre hayatta kalabilir.

-Kanguru eti, 1993 yılında ülke çapında 1980’de Güney Avustralya’da insanların  tüketimi için yasal hale getirilmiştir.

-2008 yılında Avustralyalıların % 14.5’inin yılda en az dört kez kanguru eti yediği bildirilmiştir.

-Dişi kangurular yavrularının cinsiyetlerini doğuştan önce belirleyebilir.

-Avustralya’da insanlardan daha fazla kanguru vardır. Bunlar, Avustralya’nın ulusal sembolüdür. Posta pulları, paralar ve uçaklarda görülürler.

-Genelde 3’lü 4’lü gruplarla gezerler.Sosyal hayvanlardır.100’lü gruplar halinde bile görülebilirler.


Kangurular; Avustralya kıtasının en önemli simgelerinden biri olmuş ilginç yapılı hayvanlardır. Avustralya’da sayıları en yüksek olan hayvan türlerinden biridir. Belgesel videolarında ve nadiren hayvanat bahçelerinde gördüğümüz bu ilginç hayvanların genel özellikleri, beslenmeleri, üremeleri ve daha pek çok özellikleri hakkındaki detaylı bilgileri yazımızın devamında bulabilirsiniz.

Yetişkin bir kangurunun boyu 2 metre, kuyruk uzunluğu ise 1,5 metre kadar olabilir. Böyle bir kanguru 90-100 kg ağırlığındadır. Zıplayarak ilerleyen en büyük hayvan kangurudur. Kangurular geriye doğru zıplayamazlar. Çünkü zıplamak ve dengede kalmak için her zaman güçlü kuyruklarından destek alırlar. Ortalama ömürleri 4-6 yıl arasındadır. Dünyada en uzun yaşayan kangurunun 23 yıl hayatta kaldığı tespit edilmiştir.

Kangurular; Avustralya kıtasının en önemli simgelerinden biri olmuş ilginç yapılı hayvanlardır. Avustralya’da sayıları en yüksek olan hayvan türlerinden biridir. Belgesel videolarında ve nadiren hayvanat bahçelerinde gördüğümüz bu ilginç hayvanların genel özellikleri, beslenmeleri, üremeleri ve daha pek çok özellikleri hakkındaki detaylı bilgileri yazımızın devamında bulabilirsiniz.

Yetişkin bir kangurunun boyu 2 metre, kuyruk uzunluğu ise 1,5 metre kadar olabilir. Böyle bir kanguru 90-100 kg ağırlığındadır. Zıplayarak ilerleyen en büyük hayvan kangurudur. Kangurular geriye doğru zıplayamazlar. Çünkü zıplamak ve dengede kalmak için her zaman güçlü kuyruklarından destek alırlar. Ortalama ömürleri 4-6 yıl arasındadır. Dünyada en uzun yaşayan kangurunun 23 yıl hayatta kaldığı tespit edilmiştir.

Erkek kangurular rakipleriyle mücadelede kaslı yapılarına güvenirler. Rakipleriyle kavgaya girmeden önce kaslarını esneterek gövde gösterisi yaparlar. Avustralya kıtasında yaklaşık 60 milyon kanguru yaşar. Sayılarının bu kadar yüksek olmasındaki en büyük faktör dişi kanguruların hemen her zaman hamile olmalarıdır. Kangurular bebeklerini karınlarındaki kesede büyütürler. Yavru kanguru keseye ulaştıktan kısa bir süre sonra dişi tekrar hamile kalabilir. Dişilerdeki bir başka ilginç özellik ise, diğer yavru keseden ayrılana kadar gebeliğini erteleyebilmesidir. Dişi kangurular dünyaya getirecekleri yavrularının cinsiyetini de belirleyebilirler.

Kangurular tımar ve beslenme işlerini çoğu kez sol elleriyle gerçekleştirir. Yani kangurular çoğunlukla solaktır. Kanguru eti tüketimi Avustralya’da yasaldır. Lokantalardaki menülerde kanguru burger bulmak her zaman mümkündür. Kanguru sayıları bu kadar fazla olunca trafik kazasına karışma oranları da yüksektir.

Kanguruların sindirim sisteminde yiyeceklerin sindirilmesiyle ortaya çıkan metan gazının oluşumunu engelleyen bir bakteri yaşar. Bu özelliğiyle kanguruların en çevreci hayvanlar oldukları kesindir. Bilim insanları bu bakterinin tüm çiftlik hayvanlarında da bulunması yönünde çalışmalar yapmaktadır.

Kangurularda ter bezleri bulunmaz. Bu sebeple sıcak havalarda serinlemeleri kolay değildir. Serinlemek için sürekli ön ayaklarını yalarlar.

Author: RealRA

Bir cevap yazın